Kansere yol açan ölümcül tehlike: İnsan papilloma virüsü (HPV)

Üreme sisteminin en yaygın viral enfeksiyonlarından biri olan insan papilloma virüsüne (HPV), hem erkeklerde hem de kadınlarda sıkça rastlanıyor. Çoğunlukla cinsel temas esnasında bulaşan HPV, bazı durumlarda cinsel temas olmaksızın da bir kişiden diğer kişiye enfekte olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tespitlerine göre; HPV’nin 100’den fazla tipi olduğu, 14’ünün ise kansere yol açtığı biliniyor. Bunun yanı sıra HPV’nin, 2018 yılında kayda geçen 570 bin vakayla birlikte, kadınlar arasında en yaygın dördüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserine neden olduğu biliniyor.

Üreme sisteminin en yaygın viral enfeksiyonlarından biri olan insan papilloma virüsüne (HPV), hem erkeklerde hem de kadınlarda sıkça rastlanıyor. Çoğunlukla cinsel temas esnasında bulaşan HPV, bazı durumlarda cinsel temas olmaksızın da bir kişiden diğer kişiye enfekte olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) tespitlerine göre; HPV’nin 100’den fazla tipi olduğu, 14’ünün ise kansere yol açtığı biliniyor. Bunun yanı sıra HPV’nin, 2018 yılında kayda geçen 570 bin vakayla birlikte, kadınlar arasında en yaygın dördüncü kanser türü olan rahim ağzı kanserine neden olduğu biliniyor.

İnsan papilloma virüsü (HPV), bu virüsün yol açtığı rahim ağzı kanseri ve HPV aşısı hakkında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Müjdegül Zayıfoğlu Karaca ile Op. Dr. Fatih Depboylu ile konuştuk. Uzmanlar, Türkiye’de toplumun yüzde 5 ila 10’unun kansere dönme riski yüksek olan insan papilloma virüsünü taşıdığını belirtirken, Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis Tarama Eğitim Merkezleri’nde (KETEM) 35-60 yaş aralığındaki kadınların ücretsiz şekilde rutin kontrol ve taramalarını yaptırabileceklerini vurguladı. Öte yandan HPV aşısının ücretsiz olarak aşı programına dahil edilmesi gerektiğine de değinen uzmanlar, Sağlık Bakanlığı’nın bu yönde çalışmalar yürüttüğünü ve ilerleyen süreçte olumlu bir adım beklediklerini vurguladı.

İNSAN PAPİLLOMA VİRÜSÜ (HPV) NEDİR?

HPV’yi tanımlayan Dr. Müjdegül Zayıfoğlu Karaca, “HPV, Human Papilloma Virus, insanda papillom (kabarcık, siğil) yapan virüstür. İnsandan insana ve temas ile bulaşır. HPV ile yüklü dokunun bir diğer dokuya temas etmesi gerekli ve yeterlidir. HPV’nin 100’den fazla türü bulunur. Bunların deriye ilgili ve mukozaya ilgili tipleri vardır. Deriye ilgili olan tipler deri deriye, mukozaya ilgili olan tipler mukoza mukozaya temas ile bulaşır. Bulaştığı insanların ancak yüzde 10’unda görünür etkisi vardır. Herkeste aşikar enfeksiyon yapmaz, yaptığı zaman da yaklaşık 1 yıl içinde vücut tarafından temizlenir. Çok az bir insanda kalıcı enfeksiyon yapar. Bu durum neredeyse tüm HPV tipleri için geçerli. HPV’nin mukozaya ilgili olan tiplerinden bir kısmı kanserojendir. Bu tiplerle kazanılan geçmeyen enfeksiyon, 5-10 yıllık bir sürede kansere dönüşebilir. Rahim ağzı, anüs, penis ve gırtlak kanserinin bazı türleri HPV nedeniyle gelişmektedir. Ama siğil ile kanser yapıcı etkileri birbirine karıştırmamak lazım. Zira siğil yapan tipler rahim ağzı kanseri yapan tipler değil. Rahim ağzı kanseri yapanlar da görünür etki yapmaz. Ancak test ile anlaşılır” ifadelerini kullandı.

İnfografik 1

DR. MÜJDEGÜL ZAYIFOĞLU KARACA: “RAHİM AĞZI KANSERİNDE ERKEN TANI İÇİN RUTİN KONTROL ŞART”

Rahim ağzı kanserine neden olan HPV türlerinin cinsel yolla bulaştığını belirten Dr. Karaca, birliktelik esnasında korunma yöntemi olarak kullanılan kondomun virüsün bulaşmasına engel olmadığını dikkat çekerek şunları söyledi:

“Rahim ağzı kanseri, rahim ağzının (serviks) kötü huylu tümöral hastalığıdır ve ileri evrede tespit edildiğinde ölümcüldür. Erken evrede tanı konulursa tamamen tedavi edilebilir. Dünya Sağlık Örgütü rahim ağzı kanserini ‘önlenebilir bir kadın ölüm nedeni’ olarak tanımlamaktadır. Belirtisi pek yoktur. Yani tedavi edilebilir olduğu erken evrede hiç bulgu vermez. Tespit etmenin tek yolu rutin muayeneye ve taramaya gitmektir. HPV ile enfekte olduktan yaklaşık 10 yıl sonra kanser ortaya çıkabilir. Ancak 3-5 yıl içinde kansere dönüşme ihtimali olan hücreler testlerde tespit edilir. Tedavisiz bırakılırsa bu hücreler kansere dönüşür. İlerleyen evrelerinde ilişki sonrasında kanama, kötü kokulu vajinal akıntı, kilo kaybı, vajinadan dışarı çıkan kanamalı bir kitle, düzensiz vajinal kanama, ağrı ve böbrek yetmezliği gibi belirtileri olur”

İnfografik 2

“RAHİM AĞZI KANSERİNDEN ÖLENLER HİÇ TARAMA YAPTIRMAMIŞ OLAN KADINLAR”

Türkiye’de rahim ağzı kanseri nedeniyle hayatını kaybeden 750 kadının daha önce hiç tarama yaptırmamış olduklarına dikkat çeken Dr. Karaca, “Türkiye’de HPV pozitiflik oranı yüzde 5 ila 10 arasında. Ancak bunun kansere dönme riski yüksek olan tiplerin oranı olduğunu hatırlamakta fayda var. Tüm tipler taransa oran yüzde 90 ila 100’lere yaklaşırdı. Siğil oranı da yaklaşık yüzde 5 oranında. Toplumumuz HPV konusunda çok kaygılı. Bilinçten ziyade kaygı düzeyimiz çok yüksek. HPV tespit edilen ya da siğili olan kadınlar oldukça kaygılı bir şekilde ve kesin kanser olduğunu düşünerek başvuruyor. Bu iyi bir şey aslında. Tabii o kaygılı kadınların yaşam kalitesini düşünürsek iyi değil ama profesyonel yardım arayışında olmaları iyi bir şey ve ilerleyen lezyon olması engelleniyor. Bu şekilde duyar kazanmış ve kaygılı kadınlar rahim ağzı kanserinden ölmüyor ülkemizde. Ülkemizde ölen o 750 kadın, ‘doğumdan beri kadın doğuma gitmedim’, ‘hiç kadın doğuma gitmeyi sevmem’, ‘o masaya yatmaktan nefret ediyorum’ diyen 40’lı yaşların üzerindeki kadınlar. Tarama yapılmamış, ancak ilerleyen evrede tanı almış. Jinekologları sevmiyorsunuz tamam biliyorum ama arada uğrayın” diyerek belli aralıklarla HPV testi yapılmasının çok önemli olduğunun altını çizdi.

Dr. Müjdegül Zayıfoğlu Karaca – Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

“HPV AŞISI NE KADAR KÜÇÜKKEN YAPILIRSA O KADAR ETKİLİ OLUYOR”

HPV aşısı hakkında da konuşan Dr. Karaca, aşının virüse temas etmeden önce olunması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şu ifadelerle noktaladı:

“HPV aşısı, en çok kanser yaptığını bildiğimiz türlerine karşı bağışıklık sağlayan bir aşıdır. Rahim ağzı kanserini yüzde 70’ten fazla bir oranda önler. Etkin olması için HPV’nin bu kanserojen türleri ile henüz temas etmeden yapılması gerekir. O yüzden 9 yaşında yapılması önerilir. Prospektüste 9-26 yaş diye yazar. 9 yaşındaki çocuğun cinsel aktivitede bulunması beklendiği için değil elbette. Ne kadar küçükken yapılırsa antikor yanıtı o kadar iyi olur, o yüzden erkenden yapılması öneriliyor. Ancak kadın 40 yaşında da olsa yeni bir partner olasılığı varsa öneriyoruz. Etkin korunma için hem kızlara hem de erkeklere yapılması önerilmektedir. Ama önce kızlara uygulanması gerekiyor”

OP. DR. FATİH DEPBOYLU: “RAHİM AĞZI KANSERİ BİRDEN GELİŞMİYOR”

İnsan papilloma virüsüne (HPV) dünyadaki birçok sağlık otoritesi tarafından önem verildiğini ve bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirten Op. Dr. Fatih Depboylu ise, “HPV, genital sistemde tutulan bir virüstür. Genellikle cinsel yolla bulaşır. Bu virüs serviks dediğimiz, kadınlar arasında görülen rahim ağzı kanserinin oluşumundan sorumlu tutulan bir virüstür. Bu yüzden ciddi bir virüstür. Tüm dünyada ve Türkiye’de sağlık otoritelerinin önem verdiği bir virüstür. Tabii HPV’nin her tipi kansere yol açmıyor. Özellikle HPV tespit ettiğimiz kadınlarda bu virüsün gözlem ve izlemi önemli. Hastada insan papilloma virüsüne rastladığımızda, yıllık takiplere çağırıyoruz. Eğer HPV rahim ağzında istemediğimiz bir değişime yol açarsa uygun bir tedaviye başlıyoruz. Rahim ağzı kanseri birden gelişen bir hastalık değil” diye konuştu.

Op. Dr. Fatih Depboylu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

“EVLİLİK DIŞI İLİŞKİLERDEN UZAK DURULMASI GEREKİYOR”

Söz konusu virüsten korunmak için evlilik dışı ilişkilerden uzak durulması gerektiğine de değinen Op. Dr. Depboylu, “Özellikle hem erkek hem de kadınların evlilik dışı ilişkilerden uzak durmaları gerekiyor. HPV, genellikle erkek kaynaklı yayılan bir virüs. Erkek, evlilik öncesi ilişkilerinde bu virüsü kapıp, ilerleyen evrede eşine taşıyabilir” sözleriyle vatandaşları uyardı.

“AŞI İLE HPV RİSKİNİ EN AZA İNDİREBİLİRİZ”

HPV aşısının rahim ağzı kanseriyle mücadelede önemli bir koz olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’nın bu yönde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Depboylu, “HPV aşısı aynı zamanda rahim ağzı kanseri aşısı olarak da biliniyor. Bu aşının kız çocuklarına erken yaşta yapılması öneriliyor. Yurtdışında genç hanımlara yapılıyor ancak ülkemizde bu aşı henüz rutin bir şekilde uygulanamıyor. Ekonomik düzeyi yeterli kişiler bu aşıyı yaptırabiliyor. Türkiye’de şu anda Gardasil ve Cervarix adında iki aşı üç doz olarak uygulanıyor. Tabii aşının maliyeti biraz pahalı olduğu için herkes yaptıramıyor. Bu durum, kişilerin bilinci ve ekonomik düzeyiyle ilgili bir konu. Eğer cinsel aktif döneme gelmeden hem erkek çocuklarımızı hem de kızlarımızı aşılayabilirsek, HPV riskini en aza indirmiş oluruz. Sağlık Bakanlığı bu yönde kıymetli çalışmalar yürütüyor. Aşı konusu biraz ülkelerin ekonomik tasarrufuyla ilgili bir konu. HPV aşıları pahalı aşılar. Ülkemizde inşallah ilerleyen süreçte genç kızlarımız ve erkek çocuklarımız evlilik öncesi dönemde aşılanır. Çünkü bu virüs ile tanıştıktan sonra aşının bir faydası olmuyor” dedi.

“TARAMA VE TESTLER HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR”

Öte yandan Sağlık Bakanlığı’na bağlı Kanser Erken Teşhis Tarama Eğitim Merkezleri’nde (KETEM) ücretsiz HPV taramaları gerçekleştirildiğini ve kadınların düzenli bir şekilde tarama yaptırmasının önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Depboylu, “HPV’nin ve bu virüsün yol açtığı rahim ağzı kanserinin tespit edilmesi konusunda tarama çok önemli. Kadınlarımızın düzenli olarak genital muayenelerini ve smear testlerini yaptırması gerekiyor. Bu konuda çekince göstermemeleri lazım. Toplumu bu konuda bilgilendiriyoruz. Son günlerde toplumumuz gerekli bilgileri sosyal medya ve basın aracılığıyla da ediniyor. İnsanlarımızda bu konuda eksiklik görmüyorum. Ama hanımlarımız hala genital muayeneleri rutin bir şekilde yaptırmıyorlar. Toplumda biraz vurdumduymazlık var. Bunu gözlüyoruz. Kadınlarımızın HPV ve rahim ağzı kanseri için ‘Bizim başımıza gelmez’ dememesi gerekiyor. Mümkün olduğunca devletimiz bu konularda topluma ulaşmaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye’nin birçok noktasında görevlendirilen Kanser Erken Teşhis Tarama Eğitim Merkezleri, önemli görevler üstlenmiş durumda. KETEM’de taramalar ücretsiz bir şekilde gerçekleştiriliyor. Kısacası vatandaşlarımızın hasta olmadan bu kontrolleri yaptırmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

İnfografik 3 – KETEM

KANSERİ YENEN EDA ATA: “HAYATIM FİLM ŞERİDİ GİBİ GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GEÇTİ”

İzmir’de yaşayan 34 yaşındaki Eda Ata, Türkiye’de rahim ağzına kanserine yakalanmış kadınlardan yalnızca bir tanesi. Eşinin HPV taşıyıcısı olduğunu bilmediklerini ve bazı belirtilerin ardından hastaneye başvurduğunu aktaran Eda Ata, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

“Başta bazı belirtiler hissettim. İnternette araştırdığımda ihtimallerden biri rahim ağzı kanseriydi. Tabii birçok insan başta bu hastalığı kendine yakıştıramıyor. Belirtiler rahatsızlık verici boyuta ulaştığında artık korkularım da arttı ve hastaneye başvurdum. Yapılan testler sonucunda; 12 Kasım 2019 tarihinde rahim ağzı kanserine yakalandığımı öğrendim. Ne erken ne de geç bir evredeydi hastalığım. Teşhis konulur konulmaz kemoterapi ve radyoterapi tedavi sürecim başlamış oldu. Tedavi sürecimde bütün hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçti. O sırada hayatımı değiştirmeyi, keşke bu virüse ve rahim ağzı kanserine yakalanmasaydım dedim”

Eda Ata

“BENİM İÇİN YIKIMA NEDEN OLDU”

Kansere yakalandığını öğrendiğinde büyük bir yıkım yaşadığını belirten Ata, yavaş yavaş kaygı ve korkularından uzaklaştığını, yaklaşık 3 aylık bir tedavinin ardından ise bu hastalığı yendiğini şu ifadelerle anlattı:

“Rahim ağzı kanseri olduğumu öğrenmem benim için bir yıkıma neden oldu. Zaten kanser kelimesi insanı duyar duymaz yerle bir ediyor. Öğrendiğim ilk hafta psikolojik olarak çöküntü yaşamıştım. Ancak ikinci hafta itibarıyla yavaş yavaş bu durumu aşmaya başladım. Kemoterapi tedavim başladığında benimle birlikte tedavi olan bir grup daha vardı. Orada durumu benden daha kötü olan insanlar da vardı. Onlar, mutlu ve motive olmuş bir şekilde tedavilerini sürdürüyorlardı. Bu olumlu hava sayesinde benim de stres ve kaygılarım bir süre sonra azaldı. Güçlü olmaya çalıştım ve çok şükür 3 Mart 2020 tarihinde tedavim sona erdi ve bu hastalıktan kurtuldum”

“ÇOK PİŞMANIM, KEŞKE AŞI OLSAYDIM…”

Eşiyle evlenmeden önce, annesinin HPV aşısı olması konusunda kendisini uyardığını ancak bu uyarıyı dikkate almadığını belirten Eda Ata, “Keşke aşı olsaydım” diye yakınarak şunları söyledi:

“Genç kızlarımızın HPV’yi tanımaları ve toplumda birçok kişinin bu virüsü taşıdığını bilmeleri gerekiyor. Birçok insan HPV ve rahim ağzı kanseri konusunda bilinçsiz. Bu hastalıktan bahsettiğimde bazı insanlardan ‘O ne, nasıl bir virüs, nasıl bir hastalık’ gibi tepkiler alıyordum. Toplumsal bir bilinç kazanmamız bu virüsün yayılmasını engellemek adına önemli. Bunun yanında erken yaşta tedbir almaları da ileride bu tür hastalıklara yakalanmamaları için önem taşıyor. Rahim ağzı kanseri, kanser türleri arasında aşısı olan tek tür. İmkanı olan herkesin bu aşıyı yaptırması gerekiyor. SGK kapsamına alınması da birçok kadının aşıya erişmesini kolaylaştırır. Annem evlenmeden önce HPV aşısı olmam için beni çok kez uyardı ancak ben onu dinlemedim. Bu yüzden çok pişmanım. Bu hastalığa yakalanmak çok kötü, keşke daha önce aşı olsaydım”

“BU ZİNCİRİN HALKASINI KIRABİLİRİZ”

Kanser ile mücadelesini örnek göstererek, Türkiye’de yaşayan kadınları evlilik öncesinde HPV aşısı yaptırmaları için uyaran Eda Ata, “Kanseri atlattım ancak bu süreçte aldığım radyoterapi ve kemoterapi tedavisinin bir sürü yan etkisi oldu. Bu tedavi yöntemleri birçok hastalığa yol açabiliyor. Benim şu anda avasküler nekroz ve ödem hastalığım var. Bu hastalıkların nedeni ise tedavi sürecinde maruz kaldığım ışınlar. Kısacası zamanında aşı yaptırmayıp, kansere yakalandım. Kanseri atlamama rağmen farklı hastalıklarla mücadelem hala sürüyor. En başta tüm genç kızlarımız ve kadınlar bu aşıyı yaptırmış olsa, bu zincirin halkasını kırmayı başarabiliriz” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

HPV AŞISININ FİYATI BİN 500 İLA 2 BİN TL ARALIĞINDA

Bilim insanları tarafından, insan papilloma virüsünün kanserojen türüne karşı geliştirilen HPV aşısı, Türkiye’de erken yaşta 2 doz, erişkin yaşta ise 3 doz olarak uygulanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından kız çocuklarına erken yaşta uygulanması tavsiye edilen HPV aşısı, Avustralya, Kanada, Portekiz, Norveç, Finlandiya, Danimarka gibi ülkelerde ücretsiz olarak okul aşılaması programında bulunuyor. Türkiye’de ise Sağlık Bakanlığı’nın tavsiye ettiği ancak henüz aşı takvimine dahil etmediği HPV aşısının, 2 ile 3 dozunun maliyeti bin 500 ila 2 bin TL arasında değişiyor.

SAĞLIK BAKANLIĞINA ÇAĞRI: AŞI ÜCRETSİZ OLSUN

Fiyatların, aşılanma oranlarını düşürdüğünü ve kız çocuklarının aşıya olan erişimini azalttığını savunan Eczacı Eda Kovancı, Change.org aracılığıyla bir imza kampanyası başlattı. Başlattığı kampanya ile aşının ücretsiz olması yönünde Sağlık Bakanlığı’na ve ilgili resmi makamlara çağrı yapan Kovancı, 20 binin üzerinde imza toplamayı başardı.

HPV aşısı imza kampanyası – Change.org

“HPV AŞISI, OKUL ÇAĞI AŞI PROGRAMINA DAHİL EDİLMELİ”

HPV aşısıyla ilgili başlattığı imza kampanyasına yönelik açıklama yapan Eczacı Eda Kovancı, “Her yıl dünyada 250 bin kadın rahim ağzı kanserinden hayatını kaybediyor. Bu ölümler koruyucu HPV aşısı uygulanmasıyla büyük oranda önlenebilecekken, 3 doz aşının fiyatı yaklaşık 2 bin TL olduğu için çok sayıda kadın aşıya erişemiyor. Rahim ağzı kanseriyle birlikte kadınlarda ve erkeklerde görülen 7 farklı kanser türünü önleyen HPV aşısı, ulusal okul çağı aşı programına dahil edilmeli ve ücretsiz olmalı” dedi.

Eda Kovancı – Aşı kampanyası yöneticisi/Eczacı

“AŞI, KANSERİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ÖNLÜYOR”

Öte yandan son yıllarda bilim insanlarının geliştirdiği HPV aşılarıyla rahim ağzı kanserinin büyük ölçüde önlenebildiğini belirten Kovancı, “Her yıl 250 bin kadın rahim ağzı kanserinden hayatını kaybediyor. Yaklaşık 10 yıl öncesine kadar bu virüsten korunma şansı yoktu. Oysa yapılan araştırmalar sonunda geliştirilen aşılarla HPV enfeksiyonunun, dolayısıyla rahim ağzı kanserinin büyük oranda önlenebildiği saptandı. Avustralya, Kanada, Portekiz, Norveç, Finlandiya, Danimarka gibi gelişmiş ülkelerde ücretsiz olarak okul aşılaması yapılıyor. HPV aşısı, çocuklara dokuz yaşından itibaren yapılabiliyor. Eğer çocuk okul aşılamasını kaçırdıysa; erkeklerde 21, kızlarda ise 25 yaşına kadar telafi aşılaması yapılabiliyor. Tüm bu nedenlerle HPV aşısı geri ödeme kapsamına alınmalı ve genç kız ve erkek çocuklarda rutin aşı programlarına dahil edilmeli” sözleriyle Türkiye’deki resmi makamlara yönelik çağrısını yineledi.

Egehan Erkün

Sektöre ilk adımını 2016 yılında Nazilli Havadis gazetesinde attı. Sonrasında, Manşet Aydın gazetesi, Aykiri.com.tr ve Dijitalgaste.com'da editör ve muhabir olarak görev aldı. Bir süre freelance gazetecilik de yaptı. 2022 yılında TGC Aydın Doğan Vakfı Genç İletişimciler Yarışması'nda "Anahtar kelimemiz 'medya etiği': Türkiye'de SEO haberciliğinin portresi" haberi ile ödüle layık görüldü. Halihazırda İstanbul Üniversitesi gazetecilik bölümünde eğitim almakta ve Gazete Stalk'ın genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.